← Blog
Marka hukuku

MARKA TESCİLİNDE MUTLAK RET NEDENLERİ: 6769 SAYILI SMK M. 5 KAPSAMINDA TÜM BENTLERİN VE İSTİSNALARIN İNCELENMESİ

Giriş

Marka tescil sürecinde karşılaşılan hukuki denetim mekanizması, Türk marka hukuku sistematiğinde iki temel aşamadan oluşmaktadır: Mutlak ret nedenleri ve nispi ret nedenleri. Mutlak ret nedenleri; tescili talep edilen işaretin kamusal çıkarlar, serbest piyasa düzeni veya tüketici algısı bakımından bir işletmenin tekeline verilmesinin sakıncalı bulunduğu halleri düzenler. Bu niteliği gereği mutlak ret nedenleri kamu düzenine ilişkin olup, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından herhangi bir itiraza veya üçüncü kişinin başvurusuna gerek duyulmaksızın re'sen gözetilmekte ve incelenmektedir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) sistematiğinde mutlak ret nedenleri, SMK m. 5 hükmünde sınırlı sayı (numerus clausus) ilkesine tabi olacak şekilde düzenlenmiştir. Başvuru konusu bir işaretin mutlak ret nedenlerinden herhangi birinin kapsamına girmesi halinde, başvuru doğrudan Kurum tarafından kısmen veya tamamen reddedilir ve Resmi Marka Bülteni'nde ilan aşamasına geçemez. Bu çalışmada, SMK m. 5/1 hükmünde yer alan tüm bentler ayrıntılı biçimde incelenecek, ardından kanun koyucunun öngördüğü yasal istisnalar değerlendirilecektir.

SMK m. 5/1 Çerçevesinde Mutlak Ret Nedenleri

SMK m. 5/1 uyarınca, aşağıda bentler halinde sıralanan işaretler marka olarak tescil edilemez:

a) Marka Olamayacak İşaretler (SMK m. 5/1-a)

İşbu bent, SMK m. 4 hükmünde tanımlanan marka olma koşullarına doğrudan atıf yapmaktadır. SMK m. 4 uyarınca bir işaretin marka olabilmesi için; bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayacak şekilde sicilde gösterilebilir olması zorunludur. Sicilde objektif ve belirli bir biçimde gösterilemeyen (örneğin henüz teknolojik olarak standart bir gösterim biçimine kavuşturulamamış soyut koku veya tatlar) ya da doğası gereği hiçbir ayırt edicilik potansiyeli taşımayan işaretler bu bent kapsamında tescil engeline takılır.

b) Ayırt Edici Niteliğe Sahip Olmayan İşaretler (SMK m. 5/1-b)

Markanın en temel işlevi, tescil edildiği mal veya hizmetin ticari kaynağını göstermektir. Tescili talep edilen işaretin, hitap ettiği tüketici kitlesi nezdinde herhangi bir işletmesel menşe bağı kuramaması, sıradan ve tekdüze algılanması halinde ayırt edici niteliğin bulunmadığı kabul edilir. Herhangi bir stilizasyon veya grafik tasarım içermeyen tek bir harf veya rakamın alelade yazımı, basit geometrik şekiller (düz bir çizgi, daire veya kare) ile ticari hayatta yaygın biçimde kullanılan ve doğrudan bir kaynak göstermeyen tanıtıcı sloganlar ("En İyisi", "Kalitenin Adresi" gibi) bu bent gereğince reddedilir.

c) Tanımlayıcı ve Tasviri İşaretler (SMK m. 5/1-c)

Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren ya da malların ve hizmetlerin diğer niteliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler tescil edilemez.

• Serbest Bırakma İhtiyacı: Tasviri adlandırmaların tescil edilememesinin altında yatan temel hukuki gerekçe, bu ibarelerin piyasadaki tüm aktörlerin ortak kullanımına açık tutulması zorunluluğudur.

• Uygulama Örnekleri: Ayakkabı ürünleri için "Deri" veya "Comfort", tekstil sektörü için "Pamuk", süt ve süt ürünleri için "Köy" veya "Doğal", zeytinyağı için "Soğuk Sıkım", finansal danışmanlık hizmetleri için "Kredi" ibareleri tasviri nitelik taşıdığından tek bir kişinin tekeline bırakılamaz.

ç) Aynı veya Ayırt Edilemeyecek Kadar Benzer İşaretler (SMK m. 5/1-ç)

Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin tescili mutlak ret sebebidir. Markalar hukukundaki "öncelik ilkesi"nin bir tezahürü olan bu düzenleme, sicilin güvenliğini ve önceki hak sahibinin tescilini Kurum nezdinde koruma altına alır.

Burada önemle vurgulanmalıdır ki, işbu bent hükmü genel bir karıştırılma ihtimalini (SMK m. 6/1) değil; ayniyet derecesinde benzerlik şartını aramaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/932, K. 2022/1588, T. 24.11.2022 ilamında mutlak ret kapsamındaki ayırt edilemeyecek benzerliğin sınırlarını şu ilkelerle belirlemiştir:

"Markaların ibarelerinin karşılaştırılmalarında kullanılan 'aynı' yahut 'ayırt edilemeyecek derecede benzerlik' şeklindeki ifadelerden kasıt, markadaki ibarelerin önceki markadaki ibarelerle ayniyet derecesinde benzer olması olup marka kullanıcıları nezdinde tıpa tıp aynı markayı ifade etmeleridir. Başka bir anlatımla; karşılaştırılan markalardaki ibarelerin/işaretlerin tıpatıp aynı yahut esas unsurları bakımından ayniyet derecesinde benzer olmalarıdır... Karşılaştırılan markalardaki ibarelerin sahip oldukları farklılıkların ayırt edicilik katmadaki yetersizlikleri nedeniyle aynı marka olarak algılanma durumunda, markalar arasında ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlikten bahsedilebilir."

Anılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da işaret edildiği üzere; başvuru konusu markada yer alan özgün şekil, logo, renk veya yazı kompozisyonunun işareti önceki markadan görsel olarak farklılaştırması ve hedef tüketici kitlesi nezdinde ayniyet algısını bertaraf etmesi durumunda, SMK m. 5/1-ç bendi uygulanamaz. Kurum bu durumda başvuruyu re'sen reddedemeyecek, işaret bültende yayımlanacak ve inceleme ancak önceki hak sahibinin SMK m. 6/1 kapsamında yapacağı itiraz üzerine nispi ret aşamasında gerçekleştirilecektir.

d) Ticaret Alanında Herkes Tarafından Kullanılan veya Mesleki Adlandırmalar (SMK m. 5/1-d)

Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler tescil olunamaz. Eczaneleri simgeleyen yeşil haç veya hilal sembolleri, hukuk büroları bakımından adalet terazisi veya tokmak figürleri, tıp ve sağlık hizmetlerinde kullanılan kadüse (çift yılanlı asa) gibi mesleki işaretler bu kapsamdadır.

e) Malın Doğasından Kaynaklanan veya Teknik Sonuç İçin Zorunlu Şekiller (SMK m. 5/1-e)

Özellikle üç boyutlu marka başvurularında tekel hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla getirilen bu bent uyarınca;

• Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini (örneğin yumurta ambalajı için doğal yumurta formu),

• Başka bir teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan şeklini (örneğin vidanın yivli yapısı veya birbirine kenetlenen plastik yapı bloklarının geçme pimleri),

• Mala asli değerini veren şeklini (özgün sanatsal heykeller veya estetik formlar; bu formlar telif veya tasarım hukuku ile korunmalıdır),

içeren işaretlerin marka olarak tescili yasaktır. Amaç, patent veya tasarım koruma süreleriyle sınırlı kalması gereken teknik ve estetik buluşların, marka yoluyla süresiz olarak tekelleştirilmesinin önüne geçmektir.

f) Yanıltıcı İşaretler (SMK m. 5/1-f)

Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda kamuoyunu veya halkı yanıltacak nitelikteki işaretler tescil edilemez. Örneğin; içeriğinde hiçbir şekilde doğal ipek lifi barındırmayan sentetik tekstil ürünleri için "Saf İpek", bitkisel yağ emtiası için "Hakiki Yayık Tereyağı" veya menşei Türkiye olan bir ürün için tüketici nezdinde yabancı bir ülke imajı doğuracak "Swiss Made" ibarelerinin kullanılması bu bent kapsamında mutlak ret sebebidir.

 

g) Paris Sözleşmesi 2. Mükerrer 6. Madde Kapsamındaki İşaretler (SMK m. 5/1-g)

Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Paris Sözleşmesi’nin 2. mükerrer 6. maddesi uyarınca korunan; üye devletlerin hükümranlık alametleri, resmi armaları, bayrakları, devlet mühürleri ile uluslararası hükümetlerarası kuruluşların amblemleri, yetkili mercilerden usulüne uygun izin alınmadıkça marka olarak tescil edilemez.

ğ) Kamuyu İlgilendiren, Tarihi ve Kültürel Değerler ile Resmi Armalar (SMK m. 5/1-ğ)

Paris Sözleşmesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu doğrudan ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş işaretler (örneğin "Anıtkabir", "Topkapı Sarayı", "Kız Kulesi", "Çanakkale Şehitliği") ile kamu kurum ve kuruluşlarının amblemleri, sembolleri ve yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş diğer resmi armalar mutlak ret engeline tabidir.

h) Dini Değerleri veya Sembolleri İçeren İşaretler (SMK m. 5/1-h)

Toplumun dini inançlarını, kutsal kabul ettiği değerleri, ayetleri, dini bayram ve ritüel adlandırmalarını ya da sembolleri içeren işaretlerin ticari bir metaya dönüştürülmesi ve inhisari hakka konu edilmesi ahlaki ve hukuki nedenlerle yasaklanmıştır.

ı) Kamu Düzenine veya Genel Ahlaka Aykırı İşaretler (SMK m. 5/1-ı)

Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü zedeleyen, suçu ve suçluyu öven, şiddeti ve yasa dışı faaliyetleri teşvik eden, hakaret, küfür, müstehcenlik veya genel ahlak prensipleriyle bağdaşmayan ibare ve görseller Kurumca derhal reddedilir.

i) Tescilli Coğrafi İşaret İçeren veya Bundan Oluşan İşaretler (SMK m. 5/1-i)

6769 sayılı Kanun ile açık bir mutlak ret nedeni haline getirilen bu bent uyarınca; tescilli bir coğrafi işaretten oluşan veya tescilli coğrafi işaret içeren işaretler ferdi marka tesciline konu edilemez. "Antep Fıstığı", "Malatya Kayısısı" veya "Kars Kaşarı" gibi tescilli coğrafi işaretler, o yörenin üreticilerinin ortak hakkı niteliğindedir ve münferit bir işletmenin tekeline bırakılamaz.

Mutlak Ret Nedenlerinin İstisnaları

Kanun koyucu, ticari hayatın ihtiyaçlarını gözeterek mutlak ret engellerine karşı iki temel istisna mekanizması kabul etmiştir:

A. Kullanım Sonucu Ayırt Edicilik Kazanma (SMK m. 5/2)

SMK m. 5/2 hükmü uyarınca; bir marka tescil başvuru tarihinden önce yoğun, yaygın ve kesintisiz biçimde kullanılmış ve bu kullanım neticesinde başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından hedef kitle nezdinde ayırt edici bir nitelik kazanmışsa;

• (b) bendi (ayırt edici niteliğe sahip olmama),

• (c) bendi (tanımlayıcı / tasviri işaretler),

• (d) bendi (ticarette herkesçe kullanılan veya mesleki adlandırmalar),

uyarınca tescili reddedilemez.

Bu istisna mekanizmasının işletilebilmesi için başvuru sahibinin; pazar araştırmaları, satış rakamları, faturalar, reklam harcamaları ve basın yansımaları gibi somut delillerle işaretin tescil öncesinde Türkiye genelinde ayırt edicilik kazandığını ispatlaması gerekir. Önemle belirtilmelidir ki; kullanım sonucu ayırt edicilik iddiası yalnızca (b), (c) ve (d) bentleri için ileri sürülebilir. Aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer marka (ç), yanıltıcılık (f) veya kamu düzenine aykırılık (ı) bentleri yönünden kullanım sonucu ayırt edicilik savunması hukuken dinlenemez.

B. Noter Onaylı Muvafakatname Sistemi (SMK m. 5/3 - Coexistence)

6769 sayılı SMK ile Türk marka hukukuna kazandırılan en işlevsel düzenlemelerden biri muvafakatname müessesesidir. SMK m. 5/3 uyarınca:

Bir marka başvurusu, önceki tarihli bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olsa dahi (SMK m. 5/1-ç), önceki marka sahibinin tescile açıkça rıza gösterdiğini içeren noter onaylı muvafakat belgesinin Kuruma sunulması halinde başvuru (ç) bendine göre reddedilemez.

İşbu hüküm sayesinde, serbest piyasa koşullarında iki işletmenin protokol veya ticari anlaşma akdederek markalarını sicilde birlikte var etmesi (coexistence) mümkün kılınmış; Kurumun önceki hak sahibinin iradesini aşarak resen ret vermesinin önüne geçilmiştir.

Sonuç ve Pratik Hukuki Değerlendirme

Marka tescil başvurusunun kaderi, büyük ölçüde SMK m. 5 süzgecinden başarıyla geçebilmesine bağlıdır. İşaretin ticari hayatta tasviri bulunması veya sicildeki önceki kayıtlarla ayniyet derecesinde benzerlik göstermesi halinde Kurum tarafından verilecek re'sen ret kararlarına karşı, tebliğden itibaren iki ay içinde TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) nezdinde itiraz edilmesi mümkündür.

Hak kayıplarının ve ticari itibar zedelenmelerinin önlenmesi adına, marka başvurusunda bulunulmadan önce işaretin SMK m. 5 hükmündeki mutlak ret engelleri çerçevesinde kapsamlı bir hukuki risk analizine tabi tutulması, gerekiyorsa ayırt edici grafik kompozisyonlarla zenginleştirilmesi veya önceden muvafakat temin edilmesi stratejik bir zorunluluktur.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirme gerekir.